Çocuk Beslenmesi

  • 7 sene ago
  • 527 Views
  • 0 2

Çocuk beslenmesindeki psikolojik ya da davranışsal özelliklerin yanında dikkat edilmesi gereken biyolojik bir yön de bulunmaktadır. Yaşını doldurmuş çocukların beslenmesinde …

1 yaşını doldurmuş bebeklik dönemi ile okul çağına geçmemiş bireylere genen olarak çocuk deriz. Ancak, çocuk kelimesi çok geniş bir kavramdır. Bu bağlamda başlığımız her ne kadar çocuk beslenmesi olarak geçse de, okul öncesi dönemin beslenme özelliklerinden bahsedeceğiz.

Öncelik şunu belirtmeliyim ki, çocuk beslenmesinde iki boyut bulunmaktadır: biyolojik boyut ve psikolojik boyut.

Ailenin bir bireyi olma durumunu gittikçe pekiştiren çocuk, sofraya da bunu yansıtır. Evde pişen hemen her şey çocukla paylaşılır. Anne bir yandan çalışıyor olsa bile, iş stresini sofraya aksettirmemelidir. Çocuğun yememekte ısrar ettiği, özellikle direndiği yiyecekler, çocuklara zorla verilmemelidir. Bunun aksi yönünde gerçekleştirilecek ısrarlı dayatmalar, onların yeme alışkanlıkların olumsuz yönde etkileyecektir. Mümkünse yemekten önce onlarla kısa bir süre sohbet edilmeli ya da hafif enerji harcamaya dayalı oyunlar oynanmalıdır. Çocukların yemeyi reddettiği gıdalar yerine alternatif seçenekler sunulmalıdır. Mesela tavuk yemek istemeyen çocuğua balık sunulması onun hem beslenmesinde geri adım attırmayacak hem de yeme alışkanlığı konusunda doğabilecek olası bir sorun ortadan kalkacaktır.

Çocuk beslenmesindeki psikolojik ya da davranışsal özelliklerin yanında dikkat edilmesi gereken biyolojik bir yön de bulunmaktadır. Yaşını doldurmuş çocukların beslenmesinde, çok az bir ürün grubu hariç neredeyse tüm ürün gruplarına yer vardır. Bilhassa kafein içeren kolalı içecekler çocuklara verilmemelidir. Ancak az da olsa gazoz ve hazır meşrubat çocuklara sunulabilir.

Büyüme hızı bebeklik dönemindeki kadar hızlı olmasa da, çocuklar hala hızlı büyüyen canlılardır. Bu büyüme için gereken protein takviyesi düzenli olarak çocuğa sağlanmalıdır. Karaciğer, köfte, yumurta gibi gıdalar protein açısında zengin ürünlerdir.

Hızlı büyümenin bir parçası da kemik gelişimidir. Dişlerin iyice güçlendiği bu dönemdeki kemik gelişimi kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Süt, yoğurt, c vitamini ve meyveler çocuğun kemik gelişimine ciddi katkılar sağlayacaktır. Her konuda olduğu gibi, kemik gelişimi baz alınarak sağlanacak bu yiyeceklerin, sürekliliği ve sıklığı iyi düzenlenmelidir.

Çocukluk dönemi yoğun harekete dayaldır. Çocuk, hareket için gereken karbonhidratı uygun sıklıklık ve yoğunlukta kazanmalıdır. Hem çocuğun alışkanlık kazanması hem de beslenmenin bir parçası olarak tahılgiller çocukla kaynaştırılmalıdır.

Her ne kadar çocuğun gelişimine paralel olarak sindirim sistemi birçok besini öğütecek hale gelmiş olsa da, mideyi yoracak ürünlerin tüketilmesi çok az bir orana indirimelidir. Şunun altını bir kere daha çizmek isterim ki, her çeşit besini çocuğun beslenmesine eklemek farklıdır, orantılı bir şekilde besinlere yer vermek farklı.

Son olarak, tuz ve şeker kullanımına mümkün olduğunca dikkat edilmelidir. Edinilen binlerce besinde hali hazırda bulunan şeker, çocuk için dayanılması güç bir gıdadır. Bazı besinlerle birlikte tuz da öyle. Ancak bu iki ürünün de aşırı kullanımı yaş farketmeksizin zarar verici etkiye sahiptir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir